| |
Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanı Murat Başesgioğlu, 1992'den bu yana Türkiye'de çocuk
işçiliğinin yüzde 50 oranında azaltıldığını söyledi.
Başesgioğlu, Sosyal Güvenlik Kurumu Konferans Salonu'nda
düzenlenen ve sunuculuğunu Tayfun Talipoğlu’nun yaptığı,
''Türkiye'de Çocuk Yoksulluğunun Önlenmesi'' konulu
konferansta, çocuk yoksulluğunun önlenmesinin, herkesin
birinci önceliği olması gerektiğini belirtti.
Çocuk yoksulluğu ile çalışan çocuklar arasındaki ilişkiye
dikkat çeken Başesgioğlu, 1992'den bu yana Türkiye'de çocuk
işçiliğinin yüzde 50 oranında azaltıldığını söyledi.
Türkiye'nin, geçen yılki Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)
Konferansı'nda çocuk işçiliğiyle mücadelede en başarılı üç
ülkeden biri seçildiğini hatırlatan Başesgioğlu, çocuk
işçiliğinin önlenmesiyle ilgili gelecek dönemde de çeşitli
çalışmalar yapılacağını ifade etti.
Konuşmasında, Türkiye'de güçlü bir sosyal koruma sisteminin
hayata geçirilmesi gerektiğini kaydeden Başesgioğlu, sosyal
güvenlik reformunun bu anlamda önemli olduğunu dile getirdi.
Reformun, anne ve babaların sosyal güvenlik kapsamında olup
olmadığına bakılmaksızın, 18 yaşına kadar bütün çocuklara
ücretsiz sağlık hizmeti verilmesini öngördüğünü anımsatan
Başesgioğlu, reformda; çocuklara, gençlere, annelere yönelik
güvenceler bulunduğunu anlattı.
Başesgioğlu, son yıllarda, Türkiye'de kamunun sosyal
harcamalara ayırdığı payın belirgin şekilde arttığını, milli
gelirin yüzde 12.7'sinin bu kapsamda kullanıldığını
bildirdi.
Çocuk yoksulluğunun, gelecekteki ailelerin de yoksul
kalmasını sağlayacak bir kısır döngüye neden olduğuna işaret
eden Bakan, bu sorunun önlenmesi için herkesin çalışması
gerektiğini kaydetti.
TOPLUMSAL VE EKONOMİK KALKINMAYA ENGEL
UNICEF Türkiye Temsilcisi Edmond McLoughney de, çocuk
yoksulluğunun, ülkelerin toplumsal ve ekonomik kalkınmasının
önünde engel olduğunu belirtti. Ülkelerin, çocuk
yoksulluğunun önlenmesi konusunda daha fazla kaynak ayırması
gerektiğini söyleyen McLoughney, ''Hükümetlerin bütçeleri
kısıtlı olabilir ama yine de çocuk yoksulluğunun önlenmesine
özel önem vermelidirler'' diye konuştu. McLoughney,
Avrupa'da sosyal harcamalara büyük rakamların ayrıldığını
belirterek, Türkiye'de, sosyal harcamaların pek
artırılmadığını söyledi.
80 BİN ÇOCUĞA ULAŞILDI
ILO Türkiye Temsilcisi Gülay Aslantepe ise çocuk işçiliğinin
ve yoksulluğunun ''el ele gittiğini'' belirtti.
Dünya genelinde çalışan 218 milyon çocuğun 126 milyonunun
ağır ve tehlikeli işler yaptığını anlatan Aslantepe, çalışan
çocukların eğitimlerinden uzak kaldığını, bunun da toplumu
olumsuz etkilediğini ifade etti.
Türkiye'de 1992'den bu yana, çocuk işçiliği konusunda
yürütülen projelerle 80 bin çocuğa ve 35 bin aileye
ulaşıldığını bildiren Aslantepe, buna karşın, halen
yapılacak çok iş olduğunu söyledi.
DAHA İNSANİ ÖLÇÜLER
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) Genel
Müdürü İsmail Barış ise, özürlü çocukları olan ailelerin
sıkıntılarını anlattı. Bu sıkıntıların hafifletilmesi için
özürlü çocuğu bulunan yoksul ailelere asgari ücret düzeyinde
yardım yapıldığını belirten Barış, kamunun, özürlü çocuklara
yönelik yatırım yapan girişimcileri de desteklediğini
kaydetti.
Barış, dünya kaynaklarının dağıtımında daha insani ölçülerin
kullanılması durumunda, aç, çıplak ve hasta kimsenin
kalmayacağını söyledi. Toplantıda konuşan Ankara Çocuk
Hakları İl Komitesi Üyesi lise öğrencileri Canser Karadaş ve
Seda Ceylan da yoksulluğun neden olduğu sıkıntıları anlattı.
Karadaş ve Ceylan, bu sıkıntıların aşılması için devlete ve
ailelere büyük görevler düştüğünü ifade ederek, sorunun
önlenmesi için iş, eğitim ve sağlık imkanları ile çocuklara
yönelik sosyal hizmetlerin artırılması, aile planlamasına
gidilmesi, yoksulluğu önleyecek projeler geliştirilmesi
gerektiğini dile getirdiler.
Toplantıya, UNICEF Türkiye Milli Komitesi Başkanı Prof. Dr.
Talat Halman da katıldı.
|
|