|
SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK
SİGORTASI KANUNU
|
Kanun No.
5510 |
|
Kabul
Tarihi : 31/5/2006 |
BİRİNCİ KISIM
Amaç, Kapsam ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1- Bu Kanunun amacı, sosyal sigortalar ile
genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence altına almak; bu
sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan
yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek;
sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili
usûl ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2- Bu Kanun; sosyal sigortalar ile genel
sağlık sigortasından yararlanacak kişileri, işverenleri, sağlık hizmeti
sunucularını, bu Kanunun uygulanması bakımından gerçek kişiler ile her
türlü kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini ve tüzel kişiliği olmayan
diğer kurum ve kuruluşları kapsar.
Tanımlar
MADDE 3- Bu Kanunun uygulanmasında;
1) Bakanlık: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını,
2) Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığını,
3) Sosyal sigortalar: Kısa ve uzun vadeli sigorta kollarını,
4) Kısa vadeli sigorta kolları: İş kazası ve meslek hastalığı, hastalık
ve analık sigortası kollarını,
5) Uzun vadeli sigorta kolları: Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortası
kollarını,
6) Sigortalı: Kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına
prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişiyi,
7) Hak sahibi: Sigortalının veya sürekli iş göremezlik geliri ile
malûllük veya yaşlılık aylığı almakta olanların ölümü halinde, gelir
veya aylık bağlanmasına veya toptan ödeme yapılmasına hak kazanan eş,
çocuk, ana ve babasını,
8) Genel sağlık sigortası: Kişilerin öncelikle sağlıklarının
korunmasını, sağlık riskleri ile karşılaşmaları halinde ise oluşan
harcamaların finansmanını sağlayan sigortayı,
9) Genel sağlık sigortalısı: Bu Kanunun 60 ıncı maddesinde sayılan
kişileri,
10) Bakmakla yükümlü olduğu kişi: Genel sağlık sigortalısının, sigortalı
veya isteğe bağlı sigortalı sayılmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle
gelir veya aylık bağlanmamış olan;
a) Eşini,
b) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim veya 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı
Meslekî Eğitim Kanununda belirtilen aday çıraklık ve çıraklık eğitimi
ile işletmelerde meslekî eğitim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek
öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocukları
ile yaşına bakılmaksızın bu Kanuna göre malûl olduğu tespit edilen evli
olmayan çocuklarını,
c) Geçiminin sigortalı tarafından sağlandığı Kurumca belirlenen
kriterlere göre tespit edilen ana ve babasını,
11) Hizmet akdi: 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanununda
tanımlanan hizmet akdini ve iş mevzuatında tanımlanan iş sözleşmesini
veya hizmet akdini,
12) Ücret: 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi
kapsamında sigortalı sayılanlara saatlik, günlük, haftalık, aylık veya
yıllık olarak para ile ödenen ve süreklilik niteliği taşıyan brüt
tutarı,
13) Asgarî ücret: 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu gereğince
16 yaşından büyük işçiler için belirlenen bir aylık brüt ücreti,
14) Ay: Ücretleri; kamu idarelerinde her ayın 15'inde ödenen 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki
sigortalılar için, ayın 15'inden ertesi ayın 15'ine kadar geçen, diğer
sigortalılar için ise ayın 1'i ilâ sonu arasında geçen ve otuz gün
olarak değerlendirilen süreyi,
15) Yıl: Ücretleri; kamu idarelerinde her ayın 15'inde ödenen 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki
sigortalılar için, 15 Ocak tarihinden ertesi yılın 15 Ocak tarihine
kadar geçen, diğer sigortalılar için ise 1 Ocak ilâ 31 Aralık tarihleri
arasında geçen ve 360 gün olarak değerlendirilen süreyi,
16) Gelir: İş kazası veya meslek hastalığı halinde sigortalıya veya
sigortalının ölümü halinde hak sahiplerine, yapılan sürekli ödemeyi,
17) Aylık: Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından yapılan sürekli
ödemeyi,
18) Ödeme dönemi: Bu Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıkların, ödeme
tarihinden takip eden ödeme tarihine kadar geçen süreyi,
19) Tarımsal faaliyet: Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle
başkalarının mülkünde veya kamuya mahsus mahallerde; ekim, dikim, bakım,
üretme, yetiştirme ve ıslah yoluyla yahut doğrudan doğruya tabiattan
istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünleri elde
edilmesini ve/veya bu ürünlerin yetiştiricileri tarafından;
muhafazasını, taşınmasını veya pazarlanmasını,
20) Kurum Sağlık Kurulu: Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti
sunucularının sağlık kurullarınca düzenlenecek raporlardaki teşhis ve bu
teşhise dayanak teşkil eden belgeleri incelemek suretiyle, çalışma gücü
kaybı ve meslekte kazanma gücü kaybı oranlarını belirlemeye yetkili
hekimlerden ve/veya diş hekimlerinden oluşan kurulları,
21) Kamu idaresi: 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi
ve Kontrol Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde
belirtilen idare ve kurumlar ile bunların ödenmiş sermayesinin %
50'sinden fazlasına sahip oldukları ortaklıkları veya özel kanunlarına
göre personel çalıştıran diğer kamu kurumlarını,
22) Sağlık hizmeti: Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu
kişilere 63 üncü madde gereği finansmanı sağlanacak tıbbî ürün ve
hizmetleri,
23) Kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmeti: Kişilerin hastalıktan
korunması veya sağlıklı olma halinin sürdürülmesi amacıyla, kişiye
yönelik olarak finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerini,
24) Aile hekimi: Sağlık Bakanlığı tarafından aile hekimi olarak
yetkilendirilen ve Kurum ile sözleşme yapmış hekimleri,
25) Sağlık hizmeti sunucusu: Sağlık hizmetini sunan ve/veya üreten;
gerçek kişiler ile kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini ve bunların tüzel
kişiliği olmayan şubelerini,
26) Katılım payı: Sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için, genel
sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler tarafından
ödenecek tutarı,
27) Sığınmacı ve Vatansız: İçişleri Bakanlığı tarafından sığınmacı veya
vatansız olarak kabul edilen kişileri,
28) Peşin sermaye değeri: Kurumca, bu Kanunun ilgili maddelerinde
belirtilen giderlerin yaş, kesilme ihtimali ve Kurumca belirlenecek
iskonto oranı dikkate alınarak hesaplanan tutarı,
29) Güncelleme katsayısı: 4 üncü madde kapsamında sigortalı
sayılanların, her yılın Kasım ayına ait kanunî süresi içinde verilen
belgelerindeki prim tahakkukları üzerinden bulunacak ortalama prime esas
günlük kazancın, bir önceki yılın aynı ayına ait ortalama prime esas
günlük kazanca göre değişim oranı ile her yılın Aralık ayına göre
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan en son temel yıllı
tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim oranının toplamının
yarısına (1) tam sayısının ilave edilmesi sonucunda bulunan değeri,
ifade eder.
İKİNCİ KISIM
Sosyal Sigorta Hükümleri
BİRİNCİ BÖLÜM
Sigortalılara İlişkin Hükümler
Sigortalı sayılanlar
MADDE 4- Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta
kolları uygulaması bakımından;
a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından
çalıştırılanlar,
b) Köy ve mahalle muhtarları, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına
ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise;
1) Ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit
usûlde gelir vergisi mükellefi olanlar,
2) Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr sicili ile birlikte
kanunla kurulan meslek odalarına usûlüne uygun olarak kayıtlı olanlar,
3) Anonim şirketlerin kurucu ortakları ve/veya yönetim kurulu üyesi olan
ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite
ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları,
4) Tarımsal faaliyette bulunanlar,
c) Kamu idarelerinde;
1) (a) bendine tâbi olmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak
çalışıp, ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı
olması öngörülmemiş olanlar,
2) (a) ve (b) bentlerine tâbi olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıp
ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması
öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı
maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar,
sigortalı sayılırlar.
Birinci fıkranın (a) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin
hükümler;
a) İşçi sendikalarının yönetim kurullarına seçilenler,
b) Bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan; film, tiyatro,
sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları ile müzik, resim, heykel,
dekoratif ve benzeri diğer uğraşları içine alan bütün güzel sanat
kollarında çalışanlardan, düşünürlerden ve yazarlardan hizmet akdi ile
çalışanlar,
c) Mütekabiliyet esasına dayalı olarak uluslararası sosyal güvenlik
sözleşmesi yapılmış ülke uyruğunda olanlar hariç olmak üzere, yabancı
uyruklu kişilerden hizmet akdi ile çalışanlar,
d) 2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında
Kanuna göre çalıştırılanlar,
e) 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununda
belirtilen umumî kadınlar,
f) Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen kurslarda usta öğretici
olarak çalıştırılanlar, kamu idarelerinde ders ücreti karşılığı görev
verilenler ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin
(C) bendi kapsamında çalıştırılanlar,
hakkında da uygulanır.
Birinci fıkranın (c) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin
hükümler;
a) Kuruluş ve personel kanunları veya diğer kanunlar gereğince seçimle
veya atama yoluyla kamu idarelerinde göreve gelenlerden; bu görevleri
sebebiyle kendilerine ilgili kanunlarında Devlet memurları gibi
emeklilik hakkı tanınmış olanlardan hizmet akdi ile çalışmayanlar,
b) Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri, belediye başkanları, il daimi komisyonu üyeleri,
c) Birinci fıkranın (c) bendi kapsamında iken, bu kapsamdaki kişilerin
kurduğu sendikaların veya sendika konfederasyonlarının yönetim
kurullarına seçilenler,
d) Harp okulları ile fakülte ve yüksek okullarda, Türk Silâhlı
Kuvvetleri hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken askerî
öğrenci olanlar ile astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay
naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tâbi tutulan adaylar ile
fakültelerde veya meslek yüksek okullarında kendi hesabına okuduktan
sonra veya askerlik hizmetini müteakip subaylığa veya astsubaylığa
geçirilenlerin, okullarda geçen normal eğitim süreleri,
e) Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda, Emniyet Genel
Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet
Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrenciler ile fakültelerde
veya meslek yüksek okullarında kendi hesabına okuduktan sonra komiser
yardımcılığına veya polisliğe geçirilenlerin, okullarda geçen normal
eğitim süreleri,
hakkında da uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Bazı sigorta kollarının uygulanacağı sigortalılar
MADDE 5- Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları
bakımından aşağıda sayılan kişiler hakkında uygulanacak sigorta kolları
şunlardır:
a) Hizmet akdi ile çalışmamakla birlikte, ceza infaz kurumları ile
tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde
çalıştırılan hükümlü ve tutuklular hakkında, iş kazası ve meslek
hastalığı ile analık sigortası uygulanır ve bunlar, 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar.
b) Hizmet akdi ile çalışmamakla birlikte
5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununda belirtilen aday
çırak, çırak ve işletmelerde meslekî eğitim gören öğrenciler hakkında iş
kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigortası; meslek liselerinde
okumakta iken veya yüksek öğrenimleri sırasında zorunlu staja tâbi
tutulan öğrenciler hakkında ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası
uygulanır ve bu bentte sayılanlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar.
c) Harp malûlleri ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele
Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık
Bağlanması Hakkında Kanuna göre aylıkları hesaplanarak ödenen veya
asayiş ve güvenliğin sağlanması ile ilgili kanunlara göre vazife
malûllüğü aylığı bağlanmış olanlardan, bu Kanuna tâbi sigortalı olarak
çalışanlar hakkında aylıkları kesilmeksizin kısa vadeli sigorta kolları
uygulanır. Ancak bunlar hakkında, uzun vadeli sigorta kollarına tâbi
olmayı istemeleri halinde, bu isteklerini Kuruma bildirdikleri tarihi
takip eden ay başından itibaren, uzun vadeli sigorta kolları uygulanır.
d) Sosyal güvenlik destek primine tâbi olanlar hakkında, sadece iş
kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır.
e) Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme
ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerler, 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar ve bunlar hakkında
iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır.
f) 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu gereğince
işsizlik ödeneğinden yararlandırılan kişilere, işsizlik ödeneğinin hak
edildiği süre içinde, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında sigortalı sayılarak uzun vadeli sigorta kolları uygulanır.
Sigortalı sayılmayanlar
MADDE 6- Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta
kolları hükümlerinin uygulanmasında;
a) İşverenin işyerinde ücretsiz çalışan eşi,
b) Aynı konutta birlikte yaşayan ve üçüncü derece dahil bu dereceye
kadar hısımlar arasında ve aralarına dışardan başka kimse katılmaksızın,
yaşadıkları konut içinde yapılan işlerde çalışanlar,
c) Ev hizmetlerinde süreksiz olarak çalışanlar ile ev hizmetlerinde
hizmet akdi ile sürekli çalışmasına rağmen, haftalık çalışma sürelerinin
4857 sayılı İş Kanununda belirtilen sürelerden az olması nedeniyle,
aylık kazançları prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az
olanlar,
d) Askerlik hizmetlerini er ve
erbaş olarak yapmakta olanlar ile yedek subay okulu öğrencileri,
e) Yabancı bir ülkede kurulu herhangi bir kuruluş tarafından ve o
kuruluş adına ve hesabına Türkiye'ye bir iş için gönderilen ve yabancı
ülkede sosyal sigortaya tâbi olduğunu belgeleyen kişiler ile Türkiye'de
kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, yurt dışında ikamet eden
ve o ülke sosyal güvenlik mevzuatına tâbi olanlar,
f) Resmî meslek ve sanat okulları ile yetkili resmî makamların izniyle
kurulan meslek veya sanat okullarında ve yüksek okullarda fiilen normal
eğitim süreleri içinde yapılan, tatbikî mahiyetteki yapım ve üretim
işlerinde çalışan öğrenciler,
g) Sağlık hizmet sunucuları tarafından işe alıştırılmakta olan veya
rehabilite edilen, hasta veya malûller,
h) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri gereği
sigortalı sayılması gereken işlerde çalışmakla birlikte, 18 yaşını
doldurmamış olanlar,
ı) Kamu idareleri hariç olmak üzere, tarım işlerinde veya orman
işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde çalışanlar ile tarımda kendi
adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve
yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar
düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda
tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az
olduğunu belgeleyenler,
j) Niteliği itibarıyla bir kişinin bir gün içinde yapabileceği işlerde,
yevmiyeli olarak çalışanlar,
k) Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan gelir vergisinden muaf
olup, esnaf ve sanatkâr siciliyle birlikte kanunla kurulu meslek
odalarına usûlüne uygun olarak kayıtlı olanlardan, aylık faaliyet
gelirlerinden bu faaliyetine ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan
tutarı, prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu
belgeleyenler,
l) Kamu idarelerinin dış temsilciliklerinde istihdam edilen ve
temsilciliğin bulunduğu ülkede sürekli ikamet izni veya bu devletin
vatandaşlığını da haiz bulunan Türk uyruklu sözleşmeli personelden,
bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik kurumunda sigortalı olduğunu
belgeleyenler ile kamu idarelerinin dış temsilciliklerinde istihdam
edilen sözleşmeli personelin uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri
çerçevesinde ve temsilciliğin bulunduğu ülkenin kamu düzeninin zorunlu
kıldığı hallerde, işverenleri tarafından bulunulan ülkede sosyal sigorta
kapsamında sigortalı yapılanlar,
4 üncü ve 5 inci maddelere göre sigortalı sayılmaz.
(h) bendinin uygulanmasıyla ilgili olarak, bir meslek veya sanat okulunu
bitirenlerden, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu
hükümlerine göre mahkemece ergin kılınmak suretiyle, öğrenimleriyle
ilgili görevlerde çalışanlar hakkında 18 yaşın bitirilmiş olması şartı
aranmaz.
Birinci fıkranın (ı) bendinin uygulanmasında, Türkiye Ziraat Odaları
Birliğinin görüşü alınır.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Sigortalılığın başlangıcı
MADDE 7- Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî
eğitime veya zorunlu staja başladıkları tarihten,
b) (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan, gelir vergisi mükellefi
olanların gelir vergisi mükellefiyetinin başladığı tarihten; şirket
ortaklarının şirket ortaklıklarının tescil edildiği tarihten; gelir
vergisinden muaf olanların ise esnaf ve sanatkâr sicili ile birlikte
kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usûlüne uygun kayıtlı oldukları
tarihten; tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için
tarımsal faaliyetlerinin kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca
tescil edildiği tarihten; köy ve mahalle muhtarları için seçildikleri
tarihten,
c) (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, göreve başladıkları
veya okullarında eğitime başladıkları tarihten,
itibaren başlar.
Birinci fıkranın (b) bendinin uygulanmasında, gelir vergisinden muaf
olanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların kayıt
ve tescil işlemleri ile ilgili olarak kanunla kurulmuş ilgili meslek
kuruluşlarının görüşleri alınır.
Sigortalı bildirimi ve tescili
MADDE 8- İşverenler, 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri, 7 nci
maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılık
başlangıcından önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma
bildirmekle yükümlüdür. Ancak işveren tarafından sigortalı işe giriş
bildirgesi;
a) İnşaat işyerlerinde işe başlatılacak sigortalılar için, en geç
çalışmaya başlatıldığı gün Kuruma verilmesi halinde,
b)Yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma araçlarına sefer esnasında
alınarak çalıştırılanlar ile Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilecek
işyerlerinde; ilk defa sigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihten
itibaren bir ay içinde çalışmaya başlayan sigortalılar için, çalışmaya
başladıkları tarihten itibaren en geç söz konusu bir aylık sürenin
dolduğu tarihe kadar, Kuruma verilmesi halinde,
c) Kamu idarelerince yurt dışı görevde çalışmak üzere işe alınanların,
işten ayrılmış olsalar dahi, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren üç
ay içinde, Kuruma verilmesi halinde,
sigortalılık başlangıcından önce bildirilmiş sayılır.
Sigortalılar, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren en geç bir ay
içinde, sigortalı olarak çalışmaya başladıklarını Kuruma bildirirler.
Ancak, sigortalının kendini bildirmemesi, sigortalı aleyhine delil
teşkil etmez.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı
sayılan kişiler için; 7 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde
belirtilen sigortalılık başlangıcından itibaren kendi mevzuatlarına göre
kayıt veya tescili yapan ilgili kurum, kuruluş ve birlikler veya vergi
daireleri sigortalı işe giriş bildirgesi düzenleyerek, en geç onbeş gün
içinde Kuruma vermekle yükümlüdür. Kurum bu bildirimden itibaren bir ay
içinde tescili yapılan kişilere, sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin
başladığını bildirir.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi
gereği sigortalı sayılanlar ise, sigortalı işe giriş bildirgesini, 7 nci
maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılık
başlangıcından itibaren, doksan gün içinde Kuruma vermekle
yükümlüdürler.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı
sayılan kişileri çalıştıracak işverenler, çalıştırmaya başlattıkları
kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen
sigortalılık başlangıcından itibaren, onbeş gün içinde sigortalı işe
giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdürler.
5 inci maddenin (f) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişiler için
Türkiye İş Kurumu, işsizlik ödeneğinin fiilen ödenmeye başlandığı
tarihten itibaren bir ay içinde, sigortalı işe giriş bildirgesini Kuruma
bildirmekle yükümlüdür.
Kamu idareleri ile bankalar, Kurumca sağlanacak elektronik altyapıdan
yararlanmak suretiyle, Kurumca belirlenecek işlemlerde, işlem yaptığı
kişilerin sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını kontrol etmek
ve sigortasız olduğunu tespit ettiği kişileri, Kuruma bildirmekle
yükümlüdürler.
Bu maddenin ikinci ve beşinci fıkraları hariç olmak üzere, diğer
fıkralarında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen ilgililer
hakkında, 102 nci madde hükümlerine göre idarî para cezası uygulanır.
Sigortalı işe giriş bildirgesinin şekli ve içeriği, bildirgenin verilme
yöntemleri ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar,
Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Sigortalılığın sona ermesi
MADDE 9- Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları
bakımından sigortalılık;
a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki
sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten,
b) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki
sigortalıların;
1) Gelir vergisi mükellefi olanlar için, mükellefiyetlerini gerektiren
faaliyetlerine son verdikleri tarihten,
2) Gelir vergisinden muaf olanlar için, esnaf ve sanatkâr sicili ile
birlikte kanunla kurulu meslek odalarındaki üye kayıtlarının silinmesi
gereken veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (k) bendi kapsamına
girdiği tarihten,
3) Şirket ve donatma iştiraki ortağı olanlar için, tâbi oldukları
mevzuata göre şirketle ve donatma iştiraki ile ilgilerinin kesildiği
tarihten,
4) Şirket ortağı olanlar için, şirketin iflâsına veya tasfiyesine karar
verildiği veya münfesih sayıldığı tarihten,
5) Tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için, tarımsal
faaliyetlerinin sona erdiği veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı)
bendi kapsamına girdiği tarihten,
6) Köy ve mahalle muhtarlarının, muhtarlık görevlerinin sona erdiği
tarihten,
7) Herhangi bir yabancı ülkede ikamet eden ve o ülke mevzuatı kapsamında
sigortalı olarak çalışmaya başladığı veya ikamet esasına bağlı olarak, o
ülke sosyal güvenlik sistemine dahil olduğu tarihten,
8) İflâsına karar verilmiş olan veya tasfiye halindeki özel işletmeler
ile şirketlerin ortaklarından hizmet akdi ile çalışanların, çalışmaya
başladığı tarihten,
9) Köy ve mahalle muhtarlarından; kendi adına ve hesabına bağımsız
çalışmasından dolayı gelir vergisi mükellefiyeti bulunanlar hariç, aynı
zamanda hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı tarihten,
10) Gelir vergisinden muaf olan, ancak esnaf ve sanatkârlar sicili ile
birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşlarındaki kayıtlara istinaden bu
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
sigortalı sayılanlardan, bu sigortalılıklarının devamı sırasında, hizmet
akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı tarihten,
c) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı
sayılanların;
1) Ölüm halinde veya aylık bağlanmasını gerektiren hallerde, bu tarihi
takip eden ayın ilk gününden,
2) Diğer hallerde ise görevden ayrıldıkları tarihten,
d) 5 inci madde gereği bazı sigorta kollarına tâbi tutulanların,
sigortalı sayılmalarını gerektiren halin sona erdiği tarihten,
e) 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (l) bendi kapsamında olanlardan,
çalışmakta iken bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik kurumu ile
irtibatlandırılanlar ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri
çerçevesinde, seçimini bu yönde kullananlar için sigortalandıkları
tarihten,
itibaren sona erer.
Ancak, hastalık ve analık hükümlerinin uygulanmasında sigortalılık;
a) İlgili kanunlar gereği sigortalının ücretsiz izinli olması, greve
iştirak etmesi veya işverenin lokavt yapması hallerinde, bu hallerin
sona ermesini,
b) Diğer hallerde ise birinci fıkrada belirtilen tarihleri,
takip eden onuncu günden başlanarak yitirilmiş sayılır.
Birinci fıkranın (a), (c) ve (d) bentlerine göre sigortalılığı sona
erenlerin durumları işverenleri tarafından, (b) bendinde belirtilen
şekillerde sona erenlerin durumları ise kendileri ve sözü edilen bentte
belirtilen faaliyetin sona erme halinin bildirildiği kuruluşlar veya
vergi daireleri tarafından, en geç on gün içinde Kuruma bildirilir. Bu
kişilerin meslek kuruluşlarına ya da vergi dairelerine olan
yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmaları, sigortalılığın sona
ermesine ilişkin belge ya da bilginin verilmesine engel teşkil etmez.
Birinci fıkranın (e) bendine göre sigortalılığı sona erenler ile 8 inci
maddenin birinci fıkrasının (c) bendine göre bildirimi yapılan
sigortalıların, sigortalılığının sona ermesine ilişkin bildirimleri, üç
ay içinde Kuruma yapılır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Sigortalıların işleri nedeniyle geçici olarak yurt dışında
bulunmaları
MADDE 10- 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a) bendinde sayılan sigortalıların işverenleri tarafından geçici
görevle yurt dışına gönderilmeleri, (c) bendinde sayılan sigortalıların
mevzuatlarında belirtilen usûle uygun olarak yurt dışına gönderilmeleri
veya (b) bendinde sayılanların sigortalılığa esas çalışması nedeniyle
yurt dışında bulunmaları halinde, bu görevleri yaptıkları sürece,
sigortalıların ve işverenlerin sosyal sigortaya ilişkin hak ve
yükümlülükleri devam eder.
Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmayan ülkelerde iş üstlenen
işverenlerce çalıştırılmak üzere bu ülkelere götürülen Türk işçileri de
bu Kanunun uygulanmasında geçici görevle yurt dışına gönderilmiş
sayılır.
İKİNCİ BÖLÜM
İşyerleri ve İşverenlere İlişkin Hükümler
İşyeri, işyerinin bildirilmesi, devri, intikali ve nakli
MADDE 11- İşyeri, sigortalı sayılanların maddî
olan ve olmayan unsurlar ile birlikte işlerini yaptıkları yerlerdir.
İşyerinde üretilen mal veya verilen hizmet ile nitelik yönünden
bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen işyerine bağlı
yerler, dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım,
beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibi diğer eklentiler
ile araçlar da işyerinden sayılır.
İşveren, örneği Kurumca hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç
sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte, Kuruma vermekle yükümlüdür.
Şirket kuruluşu aşamasında, çalıştıracağı sigortalı sayısını ve bunların
işe başlama tarihini, ticaret sicili memurluklarına bildiren
işverenlerin, bu bildirimleri Kuruma yapılmış sayılır. Ticaret sicili
memurlukları, kendilerine yapılan bu bildirimi en geç on gün içinde
Kuruma bildirmek zorundadır.
29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tâbi
şirketlerin nevilerinin değişmesi, birleşmesi veya diğer bir şirkete
katılması durumunda, bu hususların ticaret siciline tesciline ilişkin
ilân tarihini; adi şirketlerde şirkete yeni ortak alınması durumunda ise
en geç yeni ortağın alındığı tarihi takip eden on gün içinde, işyeri
bildirgesi ile Kuruma bildirilmek zorundadır.
İşyerinin faaliyette bulunduğu adresten başka bir ildeki adrese
nakledilmesi, sigortalı çalıştırılan bir işin veya işyerinin başka bir
işverene devredilmesi veya intikal etmesi halinde, işyerinin
nakledildiği, yeni işverenin işi veya işyerini devraldığı tarihi takip
eden on gün içinde, işyerinin miras yoluyla intikali halinde ise
mirasçıları, ölüm tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, işyeri
bildirgesini Kuruma vermekle yükümlüdür. İşyerinin aynı il sınırları
içinde Kurumun diğer bir ünitesinin görev alanına giren başka bir adrese
nakledilmesi halinde, adres değişikliğinin yazı ile bildirilmesi
yeterlidir. Bu işlerde çalışan sigortalıların, sigorta hak ve
yükümlülükleri devam eder.
Valilikler, belediyeler ve ruhsat vermeye yetkili diğer kamu ve özel
hukuk tüzel kişileri, yapı ruhsatı ve diğer tüm ruhsat veya ruhsat
niteliği taşıyan işlemlerine ilişkin bilgi ve belgeler ile varsa
bunların verilmesine esas olan istihdama ilişkin bilgileri, verildiği
tarihten itibaren bir ay içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdürler.
Bu maddede belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyenler hakkında, 102
nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca idarî para cezası
uygulanır. İdarî para cezası uygulanması, bu yükümlülüklerin yerine
getirilmesine engel teşkil etmez.
Alt işveren, asıl işverenin işyerinde çalıştırdığı sigortalıları,
işverenle aralarında yaptıkları sözleşmenin ibrazı kaydıyla, Kurumdan
alacağı özel bir numara ile asıl işverenin kayıtlı olduğu dosyadan
bildirir.
İşyeri bildirgesinin verilmemesi veya geç verilmesi, bu Kanunda
belirtilen hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz. İşyeri bildirgesinin
şekli ve içeriği ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar
Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
İşveren, işveren vekili, geçici iş ilişkisi kurulan işveren ve alt
işveren
MADDE 12- 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a) ve (c) bentlerine göre sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek
veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar
işverendir.
İşveren adına ve hesabına, işin veya görülen hizmetin bütününün yönetim
görevini yapan kimse, işveren vekilidir. Bu Kanunda geçen işveren
deyimi, işveren vekilini de kapsar. İşveren vekili ve 4857 sayılı İş
Kanununda tanımlanan geçici iş ilişkisi kurulan işveren, bu Kanunda
belirtilen yükümlülüklerinden dolayı işveren ile birlikte müştereken ve
müteselsilen sorumludur.
4 üncü maddenin ikinci fıkrasının (a) bendine tâbi olanlar hakkında,
işverenlerin bu Kanunda belirtilen yükümlülükleri, bunları çalıştıran
işçi sendikaları veya işveren tarafından; 4 üncü maddenin üçüncü
fıkrasına tâbi olanlar hakkında, işverenlerin bu Kanunda belirtilen
yükümlülükleri, bunları çalıştıran kamu idareleri veya eğitim gördükleri
okullar tarafından yerine getirilir.
2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında
Kanuna göre çalıştırılanlar hakkında, işverenlerin bu Kanunda belirtilen
yükümlülükleri, bunları çalıştırmaya yetkili makam tarafından yerine
getirilir.
Ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis,
atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutukluların
işvereni, Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu,
işveren vekilleri ise Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları
Kurumunun sorumlu müdür ve amirleridir.
Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin
bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için
görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiye alt işveren
denir. Sigortalılar, üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve
bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi, asıl işveren, bu Kanunun işverene
yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumludur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kısa Vadeli Sigorta Hükümleri
İş kazasının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması
MADDE 13- İş kazası;
a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle veya görevi
nedeniyle, sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa
yürütmekte olduğu iş veya çalışma konusu nedeniyle işyeri dışında,
c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri
dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın
geçen zamanlarda,
d) Emziren kadın sigortalının, çocuğuna süt vermek için ayrılan
zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere
gidiş gelişi sırasında,
meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen
özüre uğratan olaydır.
İş kazasının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından
bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine
derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde,
b) (b) bendi kapsamında bulunan sigortalı bakımından kendisi tarafından,
bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel
olmadığı günden sonra üç işgünü içinde,
c) (c) bendi kapsamında bulunan sigortalılar bakımından, bunları
çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine veya
kendi mevzuatlarına göre yetkili mercilere derhal ve Kuruma da en geç
kazadan sonraki üç işgünü içinde,
iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin doğrudan ya da taahhütlü
posta ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu fıkranın (a) ve (c)
bentlerinde belirtilen süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki
yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten
itibaren başlar.
Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir
karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile
yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri
vasıtasıyla soruşturma yapılabilir. Bu soruşturma sonunda yazılı olarak
bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası olmadığı
anlaşılırsa, Kurumca bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan
ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde
bulunanlardan, 96 ncı madde hükmüne göre tahsil edilir.
İş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme
usûlü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum
tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Meslek hastalığının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması
MADDE 14- Meslek hastalığı, sigortalının
çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple
veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli
hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleridir.
Sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun;
a) Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından usûlüne
uygun olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî
belgelerin incelenmesi,
b) Kurumca gerekli görüldüğü hallerde,
işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbî sonuçlarını ortaya
koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin incelenmesi,
sonucu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur.
Meslek hastalığı, işten ayrıldıktan sonra meydana çıkmış ve sigortalı
olarak çalıştığı işten kaynaklanmış ise, sigortalının bu Kanunla
sağlanan haklardan yararlanabilmesi için, eski işinden fiilen
ayrılmasıyla hastalığın meydana çıkması arasında bu hastalık için Kurum
tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirtilen süreden daha uzun bir
zamanın geçmemiş olması şarttır. Bu durumdaki kişiler, gerekli
belgelerle Kuruma müracaat edebilirler. Herhangi bir meslek hastalığının
klinik ve laboratuvar bulgularıyla belirlendiği ve meslek hastalığına
yol açan etkenin işyerindeki inceleme sonunda tespit edildiği hallerde,
meslek hastalıkları listesindeki yükümlülük süresi aşılmış olsa bile,
söz konusu hastalık Kurumun veya ilgilinin başvurusu üzerine Sosyal
Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayı ile meslek hastalığı sayılabilir.
Meslek hastalığının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) ve (c) bentleri ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar
bakımından, sigortalının meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen veya bu
durum kendisine bildirilen işveren tarafından,
b) (b) bendi kapsamındaki sigortalı bakımından ise kendisi tarafından,
bu durumun öğrenildiği günden başlayarak üç işgünü içinde, iş kazası ve
meslek hastalığı bildirgesi ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu
yükümlülüğü yerine getirmeyen veya yazılı olarak bildirilen hususları
kasten eksik ya da yanlış bildiren işverene veya 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıya, Kurumca bu durum için
yapılmış bulunan masraflar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri
rücû edilir.
Meslek hastalığı ile ilgili bildirimler üzerine gerekli soruşturmalar,
Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya
Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla yaptırılabilir.
Hangi hallerin meslek hastalığı sayılacağı, iş kazası ve meslek
hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin
uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir. Yönetmelikte belirlenmiş
hastalıklar dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp
sayılmaması hususunda çıkabilecek uyuşmazlıklar, Sosyal Sigorta Yüksek
Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Hastalık ve analık hali
MADDE 15- Sigortalının, iş kazası ve meslek
hastalığı dışında kalan ve iş göremezliğine neden olan rahatsızlıklar,
hastalık halidir.
Sigortalı kadının veya sigortalı erkeğin sigortalı olmayan eşinin
gebeliğinin başladığı tarihten itibaren doğumdan sonraki ilk sekiz
haftalık, çoğul gebelik halinde ise ilk on haftalık süreye kadar olan
gebelik ve analık haliyle ilgili rahatsızlık ve özürlülük halleri analık
hali kabul edilir.
İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde sağlanan
haklar
MADDE 16- İş kazası veya meslek hastalığı
halleri nedeniyle sağlanan haklar şunlardır:
a) Sigortalıya; geçici iş göremezlik süresince günlük geçici iş
göremezlik ödeneği verilmesi.
b) Sigortalıya; sürekli iş göremezlik geliri bağlanması.
c) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak
sahiplerine; gelir bağlanması.
d) Gelir bağlanmış olan eş ve çocuklara; evlenme ödeneği verilmesi.
e) İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı için; cenaze
ödeneği verilmesi.
Sigortalıya hastalık veya analık hallerine bağlı olarak ortaya çıkan iş
göremezlik süresince, günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilir.
Sigortalı kadına veya sigortalı olmayan karısının doğum yapması
nedeniyle sigortalı erkeğe, çocuğun yaşaması şartıyla doğumdan sonraki
altı ay süresince her ay, doğum tarihinde geçerli olan asgarî ücretin
üçte biri tutarında emzirme ödeneği verilir.
Emzirme ödeneğine hak kazanan sigortalılardan 9 uncu maddeye göre
sigortalılığı sona erenlerin, bu tarihten başlamak üzere üçyüz gün
içinde çocukları doğarsa, sigortalı kadın veya karısı analık sigortası
haklarından yararlanacak sigortalı erkek, doğum tarihinden önceki onbeş
ay içinde en az üç ay prim ödenmiş olması şartıyla emzirme ödeneğinden
yararlandırılır.
Ödenek ve gelirlere esas tutulacak günlük kazanç
MADDE 17- İş kazası, meslek hastalığı, hastalık
ve analık hallerinde verilecek ödeneklerin veya bağlanacak gelirlerin
hesabına esas tutulacak günlük kazanç; iş kazasının veya doğumun olduğu
tarihten, meslek hastalığı veya hastalık halinde ise iş göremezliğin
başladığı tarihten önceki oniki aydaki son üç ay içinde 80 inci maddeye
göre hesaplanacak prime esas kazançlar toplamının, bu kazançlara esas
prim gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır. Bu surette bulunan
günlük kazanç; iş göremezliğin başladığı veya gelirin bağlanacağı
tarihten geriye doğru oniki ay ve daha öncesine ait ise güncelleme
katsayısı ile güncellenerek hesaplanır.
Oniki aylık dönemde çalışmamış ve ücret almamış olan sigortalı,
çalışmaya başladığı ay içinde iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle
iş göremezliğe uğrarsa verilecek ödeneklerin veya bağlanacak gelirlerin
hesabına esas günlük kazanç; çalışmaya başladığı tarih ile iş
göremezliğinin başladığı tarih arasındaki sürede elde ettiği prime esas
günlük kazanç toplamının, çalıştığı gün sayısına bölünmesi suretiyle;
çalışmaya başladığı gün iş kazasına uğraması halinde ise aynı veya emsal
işte çalışan benzeri bir sigortalının günlük kazancı esas tutulur.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri gereği sigortalı
sayılanların ödenek veya gelire esas günlük kazançlarının hesabında:
a) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki arızi ödemeler dikkate alınmış ise
ödenek ve gelire esas alınacak günlük kazanç, ücret toplamının ücret
alınan gün sayısına bölünmesiyle hesaplanacak günlük kazanca, % 50
oranında bir ekleme yapılarak bulunan tutardan çok olamaz.
b) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yapılan ücret,
ikramiye, zam, tazminat ve bu mahiyetteki ödemelerden, ödenek ve gelirin
hesabına esas alınan üç aylık dönemden önceki aylara ilişkin olanlar
dikkate alınmaz.
Meslek hastalığı, sigortalının sigortalı olarak çalıştığı son işinden
ayrıldığı tarihten bir yıl geçtikten sonra meydana çıkmış ise, günlük
kazancı bu son işinden ayrıldığı tarih esas alınarak yukarıdaki
fıkralara göre hesaplanır.
İş kazası ile meslek hastalığı sigortasından bağlanacak gelirlere esas
tutulacak aylık kazanç, yukarıdaki hükümlere göre hesaplanacak günlük
kazancın otuz katıdır.
Geçici iş göremezlik ödeneği
MADDE 18- Kurumca yetkilendirilen hekim veya
sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla;
a) İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrayan
sigortalıya her gün için,
b) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri ile 5 inci
madde kapsamındaki sigortalıların hastalık sebebiyle iş göremezliğe
uğraması halinde, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl
içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması
şartıyla geçici iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere her gün
için,
c) Sigortalı kadının analığı halinde, doğumdan önceki bir yıl içinde en
az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla,
doğumdan önceki ve sonraki sekizer haftalık sürede, çoğul gebelik
halinde ise doğumdan önceki sekiz haftalık süreye iki haftalık süre
ilave edilerek çalışmadığı her gün için,
d) Sigortalı kadının isteği ve hekimin onayı ile doğuma üç hafta
kalıncaya kadar çalışılması halinde, doğum sonrası istirahat süresine
eklenen süreler için,
geçici iş göremezlik ödeneği verilir.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı
sayılanlara hastalıkları halinde geçici iş göremezlik ödeneği, genel
sağlık sigortası dahil prim ve her türlü borçlarının ödenmiş olması
şartıyla yatarak tedavi süresince veya yatarak tedavi sonrası bu
tedavinin gereği olarak istirahat raporu aldıkları sürede ödenir.
İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve sigortalı kadının analığı
halinde verilecek geçici iş göremezlik ödeneği, 17 nci maddeye göre
hesaplanacak günlük kazancının üçte ikisidir. Ancak geçici iş göremezlik
ödeneğinin güncellenmemiş tutarı, sigortalının ödenek hesabına esas
alınan döneme ilişkin kazanç üzerinden vergi, sosyal sigorta, genel
sağlık sigortası ve işsizlik sigortası primleri kesintileri sonrası
hesaplanan günlük net kazancını geçemez.
Sigorta prim ve ödeneklerinin hesabına esas tutulacak günlük kazançların
alt sınırında meydana gelecek değişikliklerde, yeniden tespit edilen alt
sınırın altında bir günlük kazanç üzerinden ödenek almakta bulunanların
veya almaya hak kazanmış veya kazanacak olanların bu ödenekleri, günlük
kazançlarının alt sınırındaki değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten
başlayarak değiştirilmiş günlük kazançların alt sınırına göre ödenir.
Bir sigortalıda iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık
hallerinden birkaçı birleşirse, geçici iş göremezlik ödeneklerinden en
yükseği verilir.
Geçici iş göremezlik ödenekleri, toplu iş sözleşmesi yapılan işyerleri
ile kamu idarelerinin işverenleri tarafından Kurumca belirlenen usûl ve
esaslara göre Kurum adına sigortalılara ödenerek, daha sonra Kurum ile
mahsuplaşmak suretiyle tahsil edilebilir.
Geçici iş göremezlik ödeneklerinin ödeme zamanı ile bu maddenin
uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanma, hesaplanması, başlangıcı
ve birden çok iş kazası ve meslek hastalığı hali
MADDE 19- İş kazası veya meslek hastalığı
sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen
sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen
raporlarda meslekte kazanma gücü en az % 10 oranında azalmış bulunduğu
belirtilen ve Kurum Sağlık Kurulunca bu durumu onaylanan sigortalı,
sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.
Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış olan sigortalının yeniden tedavi
ettirilmesi halinde meslekte kazanma gücünü ne oranda yitirdiği, birinci
fıkrada belirtilen sağlık kurullarından alınacak raporlara göre yeniden
tespit olunur.
Sürekli iş göremezlik geliri, sigortalının mesleğinde kazanma gücünün
kaybı oranına göre hesaplanır. Sürekli tam iş göremezlikte sigortalıya,
17 nci maddeye göre hesaplanan aylık kazancının % 70'i oranında gelir
bağlanır. Sürekli kısmî iş göremezlikte sigortalıya bağlanacak gelir,
tam iş göremezlik geliri gibi hesaplanarak bunun iş göremezlik derecesi
oranındaki tutarı kendisine ödenir. Sigortalı, başka birinin sürekli
bakımına muhtaç ise gelir bağlama oranı % 100 olarak uygulanır.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı
sayılanlara, sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi için, kendi
sigortalılığından dolayı, genel sağlık sigortası dahil prim ve her türlü
borçlarının ödenmiş olması zorunludur.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında
bulunan sigortalılardan, kurumlarınca sürekli iş göremezlik nedeniyle
görevlerine son verilenlerden;
a) Malûllük veya yaşlılık aylığına hak
kazanamayan sigortalılara sürekli tam iş göremezlik geliri bağlanarak
sürekli iş göremezlik derecesine göre hesaplanacak sürekli iş göremezlik
gelir tutarı ile sürekli tam iş göremezlik geliri arasındaki fark,
sigortalının görevine son veren kurum tarafından, Kuruma ödenir.
Bunların bu Kanun kapsamında tekrar çalışması halinde, sürekli
işgöremezlik geliri, sürekli iş göremezlik derecesine göre ödenmeye
devam edilir.
b) Malûllük veya yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalılara ise sürekli
iş göremezlik derecesine göre gelir bağlanır.
Başka birinin sürekli bakımına muhtaç olanlar hariç, sürekli iş
göremezlik gelirinin güncellenmemiş aylık tutarı; sigortalının sürekli
iş göremezlik geliri hesabına esas alınan döneme ilişkin kazancı
üzerinden vergi, sosyal sigorta, genel sağlık sigortası ve işsizlik
sigortası primleri kesintileri sonrası hesaplanan aylık net kazancını
geçemez.
Yukarıdaki fıkralara göre hesaplanan gelir, günlük kazanç hesabına giren
son ay ile gelir başlangıç tarihi arasında 55 inci maddenin ikinci
fıkrası hükmüne göre artırılarak belirlenir.
Sigortalının sürekli iş göremezlik geliri;
a) Geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarihi,
b) Geçici iş göremezlik tespit edilemeden sürekli iş göremezlik durumuna
girilmişse, buna ait sağlık kurulu raporu tarihini,
takip eden ay başından başlar.
Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalılardan, aynı özürlülük
veya meslek hastalığı nedeniyle istirahat raporu alanlara, yazılı istek
tarihinden itibaren 18 inci maddeye göre hesaplanacak bir günlük geçici
iş göremezlik ödeneği ile aylık sürekli iş göremezlik gelirinin otuzda
biri arasındaki fark, her gün için geçici iş göremezlik ödeneği olarak
verilir.
Sigortalının yeniden bir iş kazasına uğraması veya yeni bir meslek
hastalığına tutulması halinde, meydana gelen özürlerin bütünü göz önüne
alınarak kendisine, sürekli iş göremezliğini doğuran son iş kazası veya
meslek hastalığı sırasındaki kazancı üzerinden gelir hesaplanır. Ancak,
sigortalının son iş kazası veya meslek hastalığı sırasındaki günlük
kazancına göre bulunacak geliri, hesaplanan ilk gelirinden az ise
sigortalının sürekli iş göremezlik geliri ilk kazanç üzerinden ödenir.
İş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde
meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin
uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Hak sahiplerine gelir bağlanması, evlenme ve cenaze ödenekleri
MADDE 20- İş kazası veya meslek hastalığına
bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine, 17 nci madde
gereğince tespit edilecek aylık kazancının % 70'i, 55 inci maddenin
ikinci fıkrasına göre güncellenerek 34 üncü madde hükümlerine göre gelir
olarak bağlanır.
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 50 veya
daha fazla oranda kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri
bağlanmış iken ölenlerin, ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı
olup olmadığına bakılmaksızın birinci fıkraya göre belirlenen tutar, 34
üncü madde hükümlerine göre hak sahiplerine gelir olarak bağlanır.
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 50
oranının altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri
bağlanmış iken ölenlerin, ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı
olmaması halinde sigortalının almakta olduğu sürekli iş göremezlik
geliri, 34 üncü madde hükümlerine göre hak sahiplerine gelir olarak
bağlanır.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı
sayılanların hak sahiplerine gelir bağlanabilmesi için, kendi
sigortalılığından dolayı, genel sağlık sigortası dahil prim ve her türlü
borçlarının ödenmiş olması zorunludur.
Gelirin başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanmasında 34 üncü ve 35
inci maddeler uygulanır.
37 nci madde hükümlerine göre hak sahiplerine cenaze ve evlenme ödeneği
verilir.
İş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık bakımından işverenin ve
üçüncü kişilerin sorumluluğu
MADDE 21- İş kazası ve meslek hastalığı,
işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği
mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca
sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride
yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk
peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden
isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene
ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi
dikkate alınır.
İş kazasının, 13 üncü maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen
sürede işveren tarafından Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirim
tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik
ödeneği, Kurumca işverenden tahsil edilir.
Çalışma mevzuatında sağlık raporu alınması gerektiği belirtilen işlerde,
böyle bir rapora dayanılmaksızın veya eldeki rapora aykırı olarak
bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılan sigortalının, bu işe
girmeden önce var olduğu tespit edilen veya bünyece elverişli olmadığı
işte çalıştırılması sonucu meydana gelen hastalığı nedeniyle, Kurumca
sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverene ödettirilir.
İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru
nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya
ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı
tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü
kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir.
İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve
erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin
vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş
ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı
bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan
ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücû
edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, bu
Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler
için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru
bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının
hak sahiplerine, Kurumca rücû edilmez.
Sigortalının kendisinden kaynaklanan sebeplerle tedavi süresinin
uzaması, iş göremezliğinin artması
MADDE 22- Sigortalının aşağıdaki sayılan
nedenlerden dolayı iş kazasına veya meslek hastalığına uğraması,
hastalanması, tedavi süresinin uzaması veya iş göremezliğinin artması
hallerinde geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli iş göremezlik
geliri;
a) Ceza sorumluluğu olmayanlar ile kabul edilebilir bir mazereti olanlar
hariç, sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık
nedeniyle hekimin bildirdiği tedbir ve tavsiyelere uymaması sonucu
tedavi süresinin uzamasına veya iş göremezlik oranının artmasına, malûl
kalmasına neden olması halinde, uzayan tedavi süresi veya artan iş
göremezlik oranı esas alınarak dörtte birine kadarı Kurumca eksiltilir.
b) Ceza sorumluluğu olmayanlar hariç, ağır kusuru yüzünden iş kazasına
uğrayan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan sigortalının kusur
derecesi esas alınarak üçte birine kadarı Kurumca eksiltilir.
c) Kasdî bir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına
tutulan, hastalanan veya Kurumun yazılı bildirimine rağmen teklif edilen
tedaviyi kabul etmeyen sigortalıya, yarısı tutarında ödenir.
d) Tedavi gördüğü hekimden, tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir
olduğuna dair belge almaksızın çalışan sigortalıya geçici iş göremezlik
ödeneği ödenmez, ödenmiş olanlar da yersiz yapılan ödeme tarihinden
itibaren 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır.
13 üncü maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilenler tarafından
iş kazasının anılan bentte belirtilen süre içinde Kuruma bildirilmemesi
durumunda, sigortalıya yapılacak iş göremezlik ödenekleri bildirim
tarihinden itibaren ödenir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Süresinde bildirilmeyen sigortalılıktan doğan sorumluluk
MADDE 23- Sigortalı çalıştırmaya başlandığının
süresi içinde sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirilmemesi
halinde, bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının
Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası, meslek
hastalığı, hastalık ve analık halleri sonucu ilgililerin gelir ve
ödenekleri Kurumca ödenir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, Kurumca yapılan ve ileride
yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile gelir
bağlanırsa bu gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri
tutarı, 21 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı sorumluluk halleri
aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olduğu
halde, 8 inci maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen süre içerisinde
bildirimde bulunmayanlara, bildirimde bulunulmayan sürede meydana gelen
iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık halleri sonucu
ilgililerin gelir ve ödenekleri Kurumca ödenmez.
Kısa vadeli sigorta kollarında dikkate alınmayan süreler
MADDE 24- Kısa vadeli sigorta kolları
bakımından;
a) Herhangi bir sebeple silâh altına alınan sigortalının askerlikte
geçen hizmet süresi,
b) Hükümlülükle sonuçlanmayan tutuklulukta geçen süre,
c) İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortalarından
geçici iş göremezlik ödeneği alan sigortalının iş göremediği süre,
d) Sigortalının greve iştirak etmesi veya işverenin lokavt yapması
hallerinde geçen süre,
18 inci maddede belirtilen çalışma sürelerine girmediği gibi, iş
göremezliğin başladığı veya hastalığın anlaşıldığı yahut doğumun olduğu
tarihten önceki bir yılın hesabında da dikkate alınmaz.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Uzun Vadeli Sigorta Hükümleri
Malûl sayılma
MADDE 25- Sigortalının veya işverenin talebi
üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık
kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî
belgelerin incelenmesi sonucu, çalışma gücünün veya iş kazası veya
meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını
kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûllük
sigortası bakımından malûl sayılır.
Ancak, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce
sigortalının çalışma gücünün % 60'ını kaybettiği önceden veya sonradan
tespit edilirse, sigortalı bu hastalık veya özürü sebebiyle malûllük
aylığından yararlanamaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Malûllük sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları
MADDE 26- Malûllük sigortasından sigortalılara
sağlanan hak, malûllük aylığı bağlanmasıdır.
Sigortalıya malûllük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının;
a) 25 inci maddeye göre malûl sayılması,
b) En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya
başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar
için ise en az beş yıldan beri sigortalı bulunup toplam 900 gün
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması,
c) Malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan
veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı
istekte bulunması,
halinde malûllük aylığı bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı
nedeniyle genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve her türlü
borçlarının ödenmiş olması zorunludur.
Malûllük aylığının hesaplanması, başlangıcı, kesilmesi ve yeniden
bağlanması
MADDE 27- Malûllük aylığı; prim ödeme gün
sayısı 9000 günden az olan sigortalılar için 9000 gün üzerinden, 9000
gün ve daha fazla olanlar için ise toplam prim ödeme gün sayısı
üzerinden, 29 uncu madde hükümlerine göre hesaplanır. Sigortalı başka
birinin sürekli bakımına muhtaç ise tespit edilen aylık bağlama oranı 10
puan artırılır.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki
sigortalılar için ayrı ayrı olmak üzere, malûllük sigortasından dosya
bazında her yıl bağlanan aylıkların aylık başlangıç tarihinin ait olduğu
yılın Ocak ayı itibarıyla yıl içine ait artışlar uygulanmaksızın
hesaplanacak tutarları, yaşlılık sigortasından bir önceki yılın son
ödeme ayında söz konusu sigortalılar için ayrı ayrı dosya bazında ödenen
en düşük yaşlılık aylığından az olamaz.
Malûllük aylığı, sigortalının;
a) Malûl sayılmasına esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden
önce ise yazılı istek tarihini,
b) Malûl sayılmasına esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden
sonra ise rapor tarihini,
c) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunanların
çalıştıkları işyerine müracaatları halinde, görevlerinden ayrıldıkları
tarihi,
takip eden ay başından itibaren başlar.
Sigortalı, aylığın başlangıç tarihinde geçici iş göremezlik ödeneği
almakta ise malûllük aylığı geçici iş göremezlik ödeneği verilme
süresinin sona erdiği tarihten sonraki ay başından başlar. Ancak,
bağlanacak malûllük aylığı, sigortalının almakta olduğu geçici iş
göremezlik ödeneğinin aylık tutarından fazla ise aradaki fark, bu
maddenin üçüncü fıkrasına göre tespit edilecek tarihten başlanarak
verilir.
Malûllük aylığı almakta iken sigortalı olarak yeniden çalışmaya
başlayanların veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya veya
ikamete dayalı sosyal yardım almaya başlayanların malûllük aylıkları,
çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı sosyal yardım almaya
başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesilir.
Bu Kanuna göre sigortalı olmayı gerektiren bir işte çalışması nedeniyle
malûllük aylıkları kesilenlerden çalışması sona erip, malûllük aylığı
bağlanması için yazılı istekte bulunanlara, kontrol muayenesine tâbi
tutulmak ve malûllüğünün devam ettiği anlaşılmak şartıyla eski malûllük
aylığı, yazılı istekte bulunduğu tarihten sonraki ay başından itibaren
ödenmeye başlanır. Ancak, bu durumdaki sigortalılar için yazılı istek
tarihlerine göre yeniden malûllük aylığı hesaplanır ve bu aylık önceden
bağlanan malûllük aylığından fazla ise hesaplanan yeni aylık üzerinden
ödeme yapılır.
Yaşlılık sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları
MADDE 28- Yaşlılık sigortasından sigortalıya
sağlanan haklar şunlardır:
a) Yaşlılık aylığı bağlanması.
b) Toptan ödeme yapılması.
İlk defa bu Kanuna göre sigortalı sayılanlara;
a) Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olmaları ve en az 9000
gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması
şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır.
b) (a) bendinde belirtilen yaş şartı;
1) 1/1/2036 ilâ 31/12/2037 tarihleri arasında kadın için 59, erkek için
61,
2) 1/1/2038 ilâ 31/12/2039 tarihleri arasında kadın için 60, erkek için
62,
3) 1/1/2040 ilâ 31/12/2041 tarihleri arasında kadın için 61, erkek için
63,
4) 1/1/2042 ilâ 31/12/2043 tarihleri arasında kadın için 62, erkek için
64,
5) 1/1/2044 ilâ 31/12/2045 tarihleri arasında kadın için 63, erkek için
65,
6) 1/1/2046 ilâ 31/12/2047 tarihleri arasında kadın için 64, erkek için
65,
7) 1/1/2048 tarihinden itibaren ise kadın ve erkek için 65,
olarak uygulanır.
Sigortalılar, ikinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde yer alan yaş
hadlerine üç yıl eklenmek ve adlarına en az 5400 gün malûllük, yaşlılık
ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla da yaşlılık
aylığından yararlanabilirler.
Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce 25 inci
maddenin ikinci fıkrasına göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede
hastalık veya özürü bulunan ve bu nedenle malûllük aylığından
yararlanamayan sigortalılara, en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak
ve en az 3960 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi
bildirilmiş olmak şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır.
Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca
usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin
incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp
oranının;
a) % 50 ilâ % 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan
beri sigortalı olmaları ve 4320 gün,
b) % 40 ilâ % 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan
beri sigortalı olmaları ve 4680 gün,
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla
ikinci fıkranın (a) bendindeki yaş şartları aranmaksızın yaşlılık
aylığına hak kazanırlar. Bunlar 94 üncü madde hükümlerine göre kontrol
muayenesine tâbi tutulabilirler.
Bakanlıkça tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı işlerinde sürekli
veya münavebeli olarak en az 20 yıldan beri çalışan sigortalılar için
ikinci fıkrada belirtilen yaş şartı 55 olarak uygulanır.
50 yaşını dolduran ve erken yaşlanmış olduğu tespit edilen sigortalılar,
yaş dışındaki diğer şartları taşımaları halinde yaşlılık aylığından
yararlanırlar.
Yukarıdaki fıkralarda belirtilen yaşlılık aylıklarından yararlanabilmek
için, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen
sigortalının çalıştığı işten ayrıldıktan, (b) bendinde belirtilen
sigortalının sigortalılığa esas faaliyete son verip vermeyeceğini beyan
ettikten, (c) bendinde belirtilen sigortalıların ise Kurumun aylık
bağlanma hakkı olduğuna dair yazısı üzerine yetkili makamdan emekliye
sevk onayı aldıktan ve ilişiği kesildikten sonra yazılı istekte
bulunması şarttır.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılara
yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için ayrıca, yazılı talepte bulunduğu
tarih itibarıyla genel sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığı
nedeniyle prim ve her türlü borcunun olmaması zorunludur.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Yaşlılık aylığının hesaplanması
MADDE 29- Yaşlılık aylığına hak kazanan
sigortalıların aylığı, aşağıdaki hükümlere göre belirlenecek ortalama
aylık kazancı ile aylık bağlama oranının çarpımı sonucunda bulunan
tutardır.
Ortalama aylık kazanç, sigortalının her yıla ait prime esas kazancının,
kazancın ait olduğu yıldan itibaren aylık talep tarihine kadar geçen
yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek
bulunan kazançlar toplamının, itibarî hizmet süresi ile fiilî hizmet
süresi zammı hariç toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle
hesaplanan ortalama günlük kazancın otuz katıdır.
Aylık bağlama oranı, sigortalının malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortalarına tâbi geçen toplam prim ödeme gün sayısının her 360 günü
için 2015 yılı sonuna kadar % 2,5; 2016 yılı başından itibaren ise % 2
olarak uygulanır. Bu hesaplamada 360 günden eksik süreler orantılı
olarak dikkate alınır. Ancak aylık bağlama oranı % 90'ı geçemez.
28 inci maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarına göre aylığa hak kazanan
sigortalılar için hesaplanacak aylık bağlama oranı, prim ödeme gün
sayısı 9000 günden az olanlar için çalışma gücü kayıp oranının 9000 gün
prim ödeme gün sayısı ile çarpımı sonucu bulunan rakamın % 60'a
bölünmesi suretiyle hesaplanan gün sayısına göre, üçüncü fıkra uyarınca
tespit edilen orandır. Prim ödeme gün sayısı 9000 günden fazla olanlar
için ise toplam prim ödeme gün sayısına göre aylık bağlama oranı
belirlenir.
Yukarıdaki şekilde hesaplanan aylığın başlangıç tarihinin yılın ilk altı
aylık dönemine rastlaması halinde 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre
Ocak ödeme dönemi için gelir ve aylıklara uygulanan artış oranı kadar
artırılarak, yılın ikinci altı aylık dönemine rastlaması halinde ise
öncelikle Ocak ödeme dönemi, daha sonra Temmuz ödeme dönemi için gelir
ve aylıklara uygulanan artış oranları kadar artırılarak, sigortalının
aylık başlangıç tarihindeki aylığı hesaplanır.
Yaşlılık aylığının başlangıcı, kesilmesi veya sosyal güvenlik destek
primi ödenmesi
MADDE 30- 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) ve (b) bentlerinde belirtilen sigortalılardan yaşlılık aylığına
hak kazananlara, yazılı istek tarihinden sonraki,
b) (c) bendinde belirtilen sigortalılardan yetkili makamdan emekliye
sevk onayı aldıktan ve görevleriyle ilişiği kesildikten sonra Kuruma
başvuranlara, ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden,
c) (c) bendinde belirtilen sigortalılardan her ne şekilde olursa olsun
sigortalı olmayı gerektiren görevinden ayrılmış olanlara ise istek
tarihini takip eden,
ay başından itibaren aylık bağlanır.
Aylığın ödenmesine başlanacağı tarihte hastalık sigortasından geçici iş
göremezlik ödeneği almakta olan sigortalının yaşlılık aylığı, geçici iş
göremezlik ödeneği verilme süresinin sona erdiği tarihi takip eden ay
başından başlar. Ancak, bağlanacak yaşlılık aylığı geçici iş göremezlik
ödeneğinin aylık tutarından fazla ise, aradaki fark birinci fıkraya göre
tespit edilecek tarihten başlanarak verilir.
Yaşlılık aylığı almakta iken sigortalı olarak yeniden çalışmaya
başlayanların veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya veya
ikamete dayalı sosyal yardım almaya başlayanların yaşlılık aylıkları,
çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı sosyal yardım almaya
başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesilir. Yaşlılık
aylıkları kesilenlerden, bu Kanuna tâbi olarak yeniden çalışmaya
başlayanlardan çalıştıkları süre zarfında 80 inci maddeye göre
belirlenen prime esas kazançları üzerinden 81 inci madde gereğince kısa
ve uzun vadeli sigorta kollarına ait prim alınır. Çalışmaya başlaması
nedeniyle yaşlılık aylıkları kesilenlerden, işten ayrılarak veya
işyerini kapatarak yeniden yaşlılık aylığı bağlanması için yazılı
istekte bulunan sigortalıya, yazılı istek tarihini takip eden ay
başından itibaren yeniden yaşlılık aylığı hesaplanarak bağlanır. Bu
durumda olanların yeniden hesaplanan yaşlılık aylığı, 55 inci maddenin
ikinci fıkrasına göre yeni talep tarihine kadar yükseltilen eski
aylıklarının altında olamaz.
Yaşlılık aylığı almakta iken bu Kanuna tâbi sigortalı olarak yeniden
çalışmaya başlayanlardan veya 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b)
bendine tâbi faaliyete devam edeceğini beyan edenlerden aylıklarının
kesilmemesi için yazılı istekte bulunanların yaşlılık aylıklarının
ödenmesine devam edilir. Bunlardan 80 inci maddeye göre tespit edilen
prime esas kazançlar üzerinden 81 inci maddenin (e) bendi gereğince
sosyal güvenlik destek primi alınır. Sosyal güvenlik destek primi
ödenmiş veya bildirilmiş süreler bu Kanuna göre malûllük, yaşlılık ve
ölüm sigortaları prim ödeme gün sayısına ilave edilmez, 31 inci ve 36
ncı madde hükümlerine göre toptan ödeme yapılmaz.
Üçüncü fıkraya göre yaşlılık aylığı kesilenler, bu Kanuna tâbi olarak
yeniden çalıştıkları süre içinde dördüncü fıkra hükümlerinin
uygulanmasını; dördüncü fıkraya göre yaşlılık aylığı kesilmeden
çalışanlar ise çalıştıkları süre içinde haklarında üçüncü fıkra
hükümlerinin uygulanmasını isteyebilirler.
Yaşlılık toptan ödemesi ve ihya
MADDE 31- Sigortalı olarak çalıştığı işten
ayrılan veya işyerini kapatan ve yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli
yaş şartını doldurduğu halde malûllük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına
hak kazanamayan sigortalıya, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında ise kendi adına bildirilen, (b)
bendi kapsamında ise ödediği malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
primlerinin her yıla ait tutarı, primin ait olduğu yıldan itibaren
yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için, her yılın gerçekleşen
güncelleme katsayısı ile güncellenerek toptan ödeme şeklinde verilir.
Bu Kanun veya bu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik
kanunlarına göre toptan ödeme yapılarak hizmetleri tasfiye edilmiş
bulunanlardan, yeniden bu Kanuna tâbi olarak yahut bu Kanunla
yürürlükten kaldırılmış kanunlara göre malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primi bildirilmiş olanlar, yazılı olarak müracaat etmeleri
halinde, aldıkları toptan ödemenin ödeme tarihi ile yazılı istek tarihi
arasında geçen yıllar için her yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı
ile güncellenerek bulunan tutarını talep tarihini takip eden ayın sonuna
kadar ödemeleri halinde, bu hizmetler ihya edilerek bu Kanunun
uygulanmasında dikkate alınır.
Ölüm sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları
MADDE 32 - Ölüm sigortasından sağlanan haklar
şunlardır:
a) Ölüm aylığı bağlanması.
b) Ölüm toptan ödemesi yapılması.
c) Aylık almakta olan eş ve çocuklara evlenme ödeneği verilmesi.
d) Cenaze ödeneği verilmesi.
Ölüm aylığı;
a) En az beş yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 900 gün
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş,
b) Malûllük veya yaşlılık aylığı almakta iken veya malûllük veya
yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olup henüz işlemi
tamamlanmamış,
c) Bağlanmış bulunan malûllük veya yaşlılık aylığı, sigortalı olarak
çalışmaya başlamaları sebebiyle kesilmiş,
durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte
bulunmaları halinde bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(b) bendine göre sigortalı sayılanların hak sahiplerine aylık
bağlanabilmesi için ölen sigortalının genel sağlık sigortası primi dahil
kendi sigortalılığından dolayı prim ve her türlü borcunun olmaması
şarttır.
Ölüm sigortasından bağlanacak aylığın hesaplanması
MADDE 33- Sigortalının ölümü halinde hak
sahiplerine bağlanan aylığın hesaplanmasında;
a) Sigortalının almakta olduğu veya bağlanmasına hak kazandığı m |