Sayı   : B.13.1.BKG.0.10.00.05/SİG.4.26-

Konu : Afet Ertelemesi

 

BAĞ-KUR İL MÜDÜRLÜĞÜNE

                                                                                              …………….

 

            Bilindiği gibi, 27/08/1999 tarihli ve 4452 sayılı doğal Afetlere Karşı Alınacak Önlemler ve Doğal Afetler Nedeniyle Doğan Zararların Giderilmesi İçin yapılacak Düzenlemeler Hakkında Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca 29/09/1999 tarihinde kararlaştırılan ve 30/09/1999 tarihli ve 23832 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 578 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesiyle, 1479 ve 2926 sayılı Kanunların ilgili maddeleri değiştirilmiş ve tabii afetten etkilenen sigortalılarımızın prim borçlarını ne şekilde ödeyecekleri yeni esaslara bağlanmış, söz konusu esasların uygulanmasına ilişkin açıklamalar 04/10/1999 tarihli ve 1999/22 no’lu Genelgede ayrıntılı olarak izah edilmektedir.

            Ancak, 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 tarihlerinde meydana gelen depremlerden zarar gördüğünü belgeleyerek prim ertelemesi talebinde bulunan ve çeşitli sebeplerle erteleme borcunu süresinde ödemeyen sigortalılara 03/07/2001 tarih, 24451 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 4692 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin “17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 tarihlerinde meydana gelen depremler nedeniyle 1479 sayılı Kanunun 53 üncü , 2926 sayılı Kanunun 36 ncı maddeleri gereğince prim ve gecikme zammı ile prim fark ve gecikme zammı borçları ertelenen sigortalıların bu borçları , erteleme sürelerinin bitim tarihlerinden itibaren 30/06/2001 tarihine kadar ertelenir. Ertelenen bu borçlar, 01/07/2001 tarihinden itibaren aylık taksitler halinde 31/12/2001 tarihine kadar ödenmek kaydıyla gecikme zammı ve fark uygulanmaksızın tahsil edilir.” Hükmü ile ikinci bir  hak tanınmıştır.

            Bu hüküm doğrultusunda prim ertelemesi talebinde bulunan sigortalıların 01/07/2001 ile 31/12/2001 tarihleri arasında ödedikleri primler öncelikle erteleme borçlarına mahsup edildikten sonra kalan tutarların ödenmesi gereken aylık cari primlere mahsup edilmesi hususunda program geliştirilmiştir.

            Söz konusu afet erteleme programı Marmara depreminden sonra muhtelif tarihlerde tabii afete maruz kalan ve mağduriyetini belgeleyerek prim ertelemesi talebinde bulunan sigortalılarımıza da uygulanmıştır.

            Oysa, yukarıda da açıklandığı üzere söz konusu program değişikliği sadece 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinden zarar gören sigortalılardan erteleme talebinde bulunup da süresi içerisinde ödeme yapamayanlara tanınmış ikinci bir hak olup, 4692 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi ile bu sigortalılara afet ertelemesine ilişin borçların, 01/07/2001-31/12/2001 tarihleri arasında ödemeleri koşulu getirmiş fakat söz konusu program daha sonraki tarihlerde meydana gelen tabii afet nedeniyle talepte bulunan sigortalılarımıza da aynen uygulamaya devam edilmiştir. 

Bahse konu uygulamanın Marmara depreminden sonraki sigortalılara herhangi bir yarar sağlamadığı, aksine mağduriyetinin artmasına sebep olduğu tespit edilmiştir.

            Zira, sigortalılar afetin olduğu ay sonu itibariyle olan toplam borçları ile bu ayı takip eden altı aylık cari prim borçlarını bu altı ayın sonundan itibaren gecikme zammı uygulanmaksızın altı ay süreyle ertelenmek üzere talepte bulunduklarını bilmekle birlikte ertelemeden sonraki takip eden aylara ait primlerini  ödemeye çalışmaktadırlar. Oysa afet programı ödenen her bir lirayı öncelikli erteleme borcuna mahsup ettiğinden süresi içerisinde ödenen cari primleri afet programındaki mahsup nedeniyle ödenmemiş gibi değerlendirildiğinden bu defa 4956 sayılı Kanunun 27. maddesi ile değiştirilen 1479 sayılı Kanunun 53. maddesinin 3. fıkrası gereğince %10 oranında artırıp borç ödeninceye kadar gecikilen her ay için hazine bileşik faizi uygulanmaktadır . Dolayısıyla  söz konusu uygulama sigortalıya herhangi bir yarar sağlamadığı gibi, il müdürlüklerimiz çalışanlarını da sigortalıyla yüz yüze getirmekte ve sigortalıların Kurumumuza karşı duyduğu güveni yitirmelerine ayrıca, “siz kanunları uygulamıyorsunuz söylenenler ile yapılan uygulama farklı şeklinde” suçlamalara maruz kalınmasına sebebiyet vermektedir.

            Bu itibarla, yukarıda izahı yapılan söz konusu afet erteleme programında mevcut mahsup sisteminin 1999/22 no’lu genelgenin “1479 sayılı Kanuna Tabi Sigortalılarla İlgili Olarak Yapılacak İşlemler “ başlıklı A-1 maddesinde” Deprem, su baskını gibi tabii bir afet nedeniyle fiilen çalıştırdığı işyeri veya ikametgah olarak kullanıldığı konutu yıkılan veya hasar gören ve bu durumunu tabii afetin olduğu ayı takip eden altı ay içinde il ve ilçelerde valilik, kaymakamlık ve belediyelerden, köylerde ise ihtiyar heyetlerinden alacakları belge ile belgelendiren sigortalının, tabi afetin meydana geldiği ay dahil bu aya kadar ödenmemiş prim ve gecikme zammı borçları ile bu ayı takip eden bu altı aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren, gecikme zammı uygulanmaksızın altı aylık erteleme dönemini takip eden ilk ayın sonuna kadar ödenmesi halinde, bu primlere gecikme zammı uygulanmayacaktır.

            Ancak, altı aylık erteleme dönemine ait primlerin süresi içinde ödenmesi zorunludur. Aksi takdirde, bu aylara ilişkin prim borçlarına 53 üncü madde gereğince gecikme zammı uygulanacaktır. Bu prensip yaşlılık aylığı bağlanmasında ve sağlık karnesi verilmesi veya vize edilmesinde de aynen uygulanacaktır.” Denildiğinden, prim ertelemesine ilişkin borçlarının önceden olduğu gibi borç ödeme tarihine kadar dondurulması,  altı aylık erteleme döneminde ödenen primlerin bulunulan ayı içinde değerlendirilecektir.

            Yine aynı genelgenin “2926 sayılı Kanuna Tabi Sigortalılarla İlgili Olarak Yapılacak İşlemler” başlıklı B-1 “Deprem, su baskını gibi tabii bir afet nedeniyle fiilen çalıştırdığı işyeri veya ikametgah olarak kullanıldığı konutu yıkılan, tarımsal faaliyetine devam edemeyen veya ürünleri hasar gören ve bu durumunu tabii afetin olduğu ayı takip eden altı ay içinde il ve ilçelerde valilik, kaymakamlık ve belediyelerden, köylerde ise ihtiyar heyetlerinden alacakları belge ile belgelendiren sigortalının, tabii afetin meydana geldiği ay dahil bu döneme kadar  

ödenmemiş prim ve gecikme zammı borçları ile bu dönemi takip eden bu altı aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren, gecikme zammı uygulanmaksızın altı ay süreyle ertelenecektir. Ertelenen prim borçlarının altı aylık erteleme dönemini takip eden ilk prim dönemi sonuna kadar ödenmesi halinde, bu primlere fark ve gecikme zammı uygulanmayacaktır.

            Ancak, altı aylık erteleme dönemine ait primlerin süresi içinde ödenmesi zorunludur. Aksi takdirde, bu aylara ilişkin prim borçlarına 36 ncı madde gereğince gecikme zammı uygulanacaktır. Bu prensip yaşlılık aylığı bağlanmasında ve sağlık karnesi verilmesi veya vize edilmesinde de aynen uygulanacaktır.” denilmektedir.

            Bu nedenle, yukarıda izah edildiği üzere 1479 ve 2926 sayılı Kanunlara tabi sigortalıların ödedikleri primler öncelikle afet ertelemesine ilişin borçlara mahsup edildiğinden, süresi içerisinde ödendiği halde ödenmemiş gibi 4956 sayılı Kanunun 27. maddesi ile değiştirilen 1479 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince %10 oranında artırılıp borç ödeninceye kadar gecikilen her dönem için hazine bileşik faizi uygulandığından sigortalıların mağdur olmaması için erteleme dönemine ait borçların dondurulması,altı aylık erteleme döneminde ödenen tutarların öncelikle ödenmesi gereken cari mahsup edilmesine ilişkin gerekli program değişikliği yapılarak uygulamaya açılmıştır.

            Ancak, 01/05/2003 tarihinde Bingöl depreminden önce meydana gelen doğal afetlere ilişkin prim erteleme sürelerinin sona ermesi sebebiyle söz konusu uygulama 01/05/2005 tarihi ve sonrasında meydana gelen doğal afetler ile muhtemel doğal afetleri kapsamaktadır.

            Bilgilerinizi, afet erteleme talebinde bulunan 1479 ve 2926 sayılı Kanunlara tabi sigortalılarımızın söz konusu uygulama hakkında bilgilendirilmesi hususunu önemle rica ederim.

 

                                                                                              Saner GÜNGÖR

                                                                                    Genel Müdür Yardımcısı

                                                                                              Genel Müdür V.